• Sel

Önyargı ve Ayrımcılık


Önyargı, kalıplaşmış düşüncelerin insanların bilinç altında yer etmiş halidir. İnsanlar, kendilerinden farklı veya toplumun hoşuna gitmeyeceğinini düşündükleri her şeyi bilinç altında yatan kodlara göre sınıflandırmaya meyil gösterirler. Ve, ellerinde ki bu yetersiz bilgilere dayanarak kafalarında bir taslak oluşturular. Çok büyük olasılıkla yanlış çıkan bu taslaklar, bireyleri tek tip olmaya ve farklı olmanın dışlanılabilir bir durum olduğuna ikna eder. Durumun getirisi olarak kişilerde baskılar yaratan bu önyargılar, aynı zamanda insan ilişkilerine de hasar verebiliyor.


Önyargının ortaya çıkışı hakkında kesin bilgiler olmasada psikologlar tarafından yapılan araştırmalarca, önyargının çoğunlukla öğrenilmiş davranışlar üzerine kurulu olduğu biliniyor. Bu nedenle, henüz doğduğumuz andan itibaren şekillenmeye başlayan düşünce yapısı ve öğrenme süreci bireyin gelişimi için büyük önem arz ediyor. Aileden alınan eğitimi ve fikirleri benimsemeye yatkın olan çocukluk zamanında öğretilenler, ileri ki yaşantının tümününe yansıyacak etkiler bırakabiliyor. Bu nedenlerle, genellikle toplumların önyargı ve tabularının benzer nitelikler taşıdığı görülebiliyor. Kötü giyimli birinine yapılan sınıfsal ayrımcılık veya farklı milletlere yapılan ırkçılık eylemlerinin temelinde benzer sorunlar yatması gibi.


Toplumları yanlışa sürükleyen, akıl ve mantık öncesi basamak olarak bilinen önyargılar, insanları kısıtlayarak kişisel gelişimleri üzerinde büyük baskılar yaratıyor. Irkçılık, cinsiyetçilik, eşitsizlik ve sınıf ayrımı gibi eylemleri bireylere hakmış gibi sunan bu tür yanlış yargılar, kişilerin özgürlüklerini elinden alıyor. Yüzyıllardır insan gelişimiyle beraber ortaya çıkan olumsuz ve kalıplanmış düşüncelerin eseri olan bu yansımalar, insanların güçlü ve güçsüz yönlerini ele alarak savunma mekanizmasını bozuyor. Böylece farkında olmdan çarpık düşünceli bir toplumun oluşmasına sebebiyet veriyorlar.



Önyargının önüne nasıl geçilir?


Önyargı genellikle bilinçdışı devreye giren bir durumdur ve bu nedenle de çoğu insan önyargı sahibi olmadığını düşünür. Fakat beynimizin derinlerde yatan yargılar, bazen bizim bile fark edemediğimiz bir durum olabiliyor. Haliyle farkında olmadığımız bir şeyi de düzeltme ihtiyacı duymuyoruz. Bu nedenle, farkındalığımızı arttırmak adına insanlara karşı yaklaşımlarımızı tekrardan gözden geçirmemiz gerekiyor. İnsanları tek tip olarak değerlendirmeyip, hayatın herkese eşit davranmadığını ve aynı koşulları sunmadığını unutmamak gerekiyor. Bir sürü ırk, din, dil ve kültürü barındıran dünyamızda birbirinden çok farklı insanlar olduğunu benimsemek, bazı tabuların yıkılması için atılan ilk adım niteliğindedir. Bunun bu kadar önemli olmasının nedeni ise, insanlar hakkında kesin bir yargıya varmadan önce herkesin doğrusunun ve o işi yapma şeklinin farklı olduğunu anlayabilmektir. Bu empatiyi sağlayabilmek için de yapabileceğiniz aktiviteler vardır. Mesela kendinizi tamamen yabancı bulduğunuz bir ülkeye gidip farklı kültür ve insanları yakından gözlemleyebilirsiniz. Bu sayede size uzak gelen düşüncelerin başka insanların "normali" olduğunu fark etme şansınız olur.












27 görüntüleme

Abonelik Formu

  • Facebook
  • Twitter
  • Facebook
  • Twitter

©2020, Hikayeniyarat tarafından Wix.com ile kurulmuştur.

Gizlilik Politikası